AVAM YAZARLAR
Ana Sayfa
Kalemşörler Aranıyor...
Bize katılmak ister misiniz?
- Mesela, hal-i hazırda kısıtlı olan Türkçe kaynağa elinden geldiğince katkıda bulunmak isteyenlerden misiniz?
- Güzel bir konuyu bir iki yabancı bağlantı ile işlemek yerine imkânlar dâhilinde Türkçeye çevirmek ya da içeriğini yorumlamak için çabalayanlardan mısınız?
- Yazısı kıskançlık, çekememe vb. nedenlerden ötürü kenara kıyıya atılmışlarda mısınız yoksa?
- İki gün sonra festivali tanıtan yazınız festival başlangıcından sonra mı yayına girdi?

geç tanışılır
kalkar bağdaşından aşk
kısık sesli mahcup
koparılır şakaktan külrengi
şakayla karışık
babalara hep geç kalınır
öpülür yüzleri soğuk
incinir hayat
yorulur
Acıya kurşun işlemez

Acıya kurşun işlemez
Sabrın çalkanıp taştığı sulardadır
Çığlıklarla parçalanmış uykularda
Buruşturulup atılmış aşklarda
Ve çalınmış mutluluklardadır
Ses ile yürek
Büyük rüzgarların o yanık şarkısı
Hala yükselir içimizden sürer yankısı
Coşkunun doruklarında sürer yankısı
MARIA
Sustu Another Life gazinosu
Sustu şarkılar,
Paletimde renk sustu, fırçamda şekil
Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
Sustu Peramos'un mazgallarından
Şehre pancur pancur dökülen arya,
Artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
Ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
Bu medar ikliminin tenha gecesinde
Sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut


-
Aklıma Sorular Yağıyor Baba
Aklıma bir soru geldi baba; cevabını ben bulamadım, engin bakışın ve çınar duruşuna muhtacım. Ruhum mu düşünüyor, kalbim mi, nefsim mi, beynim mi? Yoksa hepsi top yekûn mü savaşıyor bedenimde?
Aklıma onlarca soru geldi baba; ya hakikaten yanıtları yok, ya da yanıtlar oluşturuyor kafamdaki sûalleri. Terimleri insanlar mı buluyor, yoksa takvimler üzerimizde psikolojik bir baskı mı? Evet! Ölümün yaşı yokmuş duydum, yaşın ölümü var mı bilmiyorum. Bir beden içerisine sıkıştırılmışım, gözlerim neden ağlar, güler, okur, konuşur, duyar...?
Aklıma yüzlerce soru geldi baba; kitaplar benim için, ben kitaplar için, biz nerde ve niçin..? Yıllardır okuyorum, bir şeyler yazıyorum, kimi okuyorum; beni mi, seni mi, onu mu? Neyi yazıyorum; bizi mi, sizi mi, onları mı?
Aklıma binlerce soru geldi baba; Savaşmak insanlar için ve yine savaşın getirdiği barışmak yada barışın getirdiği savaşmak dahi insanlar için. Peki suçlu nerede ve niçin..? Biz neden kişisel düşünürüz ki hep, ülke ülke ayrılmak yerine sorun nedir tek vücut olmamakta? Diller, dinler, senler, benler birbirine zıt ve sürtüşmekteler. Seviyoruz denilince seviliyor mu baba?


Kişisel Gelişim Okunur mu?
Okumak insani olan güdüler arasında en önemli yer tutan vak'a. Bazen bilmeden, bazen bilerek... Ne bulursan bul, oku! Doğruyu ve yanlışı ayıtlayabilmek için, yanlışı da, doğruyu da oku!
Yaşa göre okuma strandartlarını belirlemek(!) doğru mu? Peki yaşlanmaya göre sil baştan bir okuma projeniz var mı? Ne, niçin, ne zaman okunuyor, ihtiyaç mı- zevk mi?


Sevme Sakın Yanarsın
Öncesi sonrası yok bunun, biri mutludurDiğeri ondan kalanları taşır...Belli belirsiz sevgisini anlamaya çalışırsındolarsın..taşarsın...Hatta değmez ama ağlarsın...Yaraların vardır kabuk bağlamazHastasısındır o bakışların...Bir meşale gibi tutuşursun baştan aşağıya
Türkçe Yozlaşıyor Diyenlere Cevabımdır!
İnsanın doğasına yerleştirilmiş birkaç güdüden ikisi. Yalnız insanı insan kılan tek unsur “düşünmek”. Düşüncelerimizi hangi dili bilirsek bilelim, kendi anadilimiz üzerinden düşünürüz. Düşünmek duygularımızın yatağıdır.
Diller arasında düşünmek, bir dili çok iyi derecede bilmek, sonradan öğrenmiş olduğumuz bir dilin kültürünü yaşamamızı sağlamaz. Sadece taklitten ibaret bir konuşma yeteneğine sahip oluruz. İnsan anadiliyle ağlar ve güler. Ve hiçbir beşer ana dili haricindeki kelimelerle betimlenemez. Bir Türkün, bir Fransız’ın, bir İtalyan’ın İngilizce bilmesi İngilizler gibi düşünmesini sağlamayacağı gibi, halkın seçtiği ortak kelimelerde (yoğurt, hamburger, pardon, kebap, lokum vs…) ne onları biz, ne bizleri onlar gibi kılar. Ne de diller yozlaşır…
Düşünsenize bundan yüz elli, iki yüz yıl sonra belki de “özür dilerim” kelâmı tamamen kalkıp yerini “pardon’a” bırakacak. “Perspektif” kelimesine de “yörünge” diyenine pek rastlanmaz. Halk diline ne katmışsa bu onun anadilidir. Pardon artık cihanşümul bir kelâm olmuştur (her ne kadar benimseyemesek de) Bunu değiştirmek dil bilimcilerinin elinde değil, halk yaşar, biz yazarız… Bu kelimeler benimsendikçe biz bunlara Fransızca, İngilizce, Almanca diyemeyeceğiz, kökenleri her ne olursa olsun Türkçedir.
Dil düşüncenin evidir, evet öyle. Ama diller düşüncenin evi değildir…
Dikkat! Düşünce dilin evi değil, dil düşüncenin evi… Yine dikkat! Diller düşüncenin evi değildir!
Yanlış anlaşılmasın ama dünyadaki hiçbir dil ham değildir. Karma diller üzerine bir dünyada

![]()
Medusa Gözlerin-Bölüm1
Ben O'nu dikkatle süzdüğümde birdenbire donup kalmıştım. Kaşları bir kalem kadar incelikte bir kuş tüyünün arkasına saklanmış bir panter gibi, yeşil bir bakış birdenbire üzerime atladı. Bu beklenmedik bakış iç âlemimde bir korku ama damağımda eşsiz bir lezzet bırakmıştı. Çelik gibi sert ve parlak olan bu bakış bir bıçak gibi işlemişti içime. Kımıldamam, ondan kurtulmam mümkün değildi, hipnotizmaya tutulmuşçasına bir sonda gibi insanın içini deşen ve acı veren bu bakışın, varlığımın en derin katlarına kadar sokulmasına katlanmak zorundaydım. O'nun karşısında sığınabileceğim hiç bir yer yok: İnsanın kendini gizlemek için kuşandığı her türlü zırhı delip geçiyor, bir elmas gibi bedenimdeki bütün camları kesiyor. Ben Cennet'in bu delici bakışları karşısında asla yalan söyleyemem.

![]()
GECEYLE GELEN
Yine bir kör kuyuda
Yine Yusuf gibi bir başıma…
Tek eğlencem rüzgarın ninnisi
Bir de köşe kapmaca oynayan
Uzaktan göz kırpan yıldızlar…
Hep duyarım zaman zaman;
“ Sevda eski bir hikaye
anlatıla gelir dilden dile
acı bir yalnızlıktır
ondan kalan geriye!..”

![]()
Aile Hekimliği Türkiye Modeli*

Sağlık hakkının korunması, bireysel sağlıktan toplum sağlığına uzanan zorlu bir süreç gerektirir. Genel tıp hekimliği, başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere birçok dünya ülkesinde başarıyla uygulanmakta, birinci basamağın önemi ve maliyete etkisi giderek daha iyi anlaşılmakta, yapılan reformlarla daha da yaygınlaştırılmaktadır.
Dünyada yaygınlaşan anlayışa göre temel sağlık hizmetleri tanımına birinci basamaktaki tanı ve tedavi hizmetleri ile rehabilitasyon hizmetleri de dahil edilmektedir.

![]()
UCLA’da bulunan bir grup matematikçi 13 milyon basamaklı asal sayıya ulaştılar.
California Universitesi - Los Angeles’ta bulunan bir grup matematikçi, genel olarak (2^n)-1 formülü ile ifade edilen Mersenne sayılarından 46’ncısı bulundu. 10 milyon basamağı geçen ilk Mersenne sayısı, bu şekilde kendini bulan ekibe 100 bin dolar kazandırdı.

![]()
Medusa Gözlerin-Bölüm2
...
Bir kere real anlamıyla bakan o gözlere büyülenir ve vücutlarda bir Thanatos' dur (Yunan mitolojisinde ölümü simgeleyen tanrıdır. Gecenin (Nxy'nin) oğlu, Uyku'nun (Hypnos'un) erkek kardeşidir. Thanatos, insanlar arasında, elinde öldürücü bir kılıç tutarak ve siyah bir örtüye bürünerek dolaşırdı. ) O. hayatı bir bir okuyan, ezberliyen, müthiş bir belleğe sahip hafızdır o gözler. Tıpkı bir yılanın gözleri gibi bir öc alma içgüdüsü ve son hatırda kalan anı fotoğraflama özelliğine sahip olan bu yeşil yuvarlaklar dünyanın en mükemmel şifre makinesidir. Rahat gibi görünen, aslında etrafı müthiş izlenimciliği ile bir bir yutan bu gözlerin sahibeside bir Juno'dur (Eski Yunanların Hera'sı ile bir tutulan ve jüpiterin karısı olan, güzelliği ile ünlü romalı tanrıça. ) . Bu gözleri yanılgıya düşürmek kolay olmayacağı gibi, doğrusunu, yalnışını söylemekte pek doğru değildir. İnsan bu gözlere baktıkça ürker, korkar ve büzülür. Sanki işlediğin tüm hataları elbisesinden çıkarır gibi bakan yeşil, şahin gözlü bu kadın, anlam yüklü bir kitabe gibi gözlerinde her saniye değişik mana ve ehem taşımaktadır.
![]()

